Her şeyin farkında olmak bazen sizi de çok yoruyor mu?
Bazen gerekli gereksiz her şeye şahit olmak, her şeyi görmek, duymak, hissetmek kısaca her şeyi algılamak zaman zaman insanın tüm dünyasını sarmalıyor ve ele geçiriyor. Buna izin vermek istemesen de arada ipin ucunu kaçırdığın zamanlar oluyor işte. Çaresizlik, çözümsüzlük bu anlarda başlıyor. Yıpratıyor, yoruyor, hırpalıyor adeta. Ama bu anlar belirli bir amaçla yaşam aralarına serpiştirilmiş sanki. Her şeyin pürüzsüz, net, temiz ve çabasız bir güzellikte olması da tam tersi olması kadar rahatsız ederdi insanı belki de. Amaçsız, hedefsiz, koşturmasız, arada düşüp kakmaların olmadığı dört dörtlük sanılan bir yaşam hiç bir emek olmadığı için hissizlik sunar sanki insana ne dersiniz!
Bence işte tam bu nedenden ötürü, aralarda zorluklarla boğuşmak zorunda kalsak da, evet belki acımasız gelecek yaşam, sonunda herkesin kendi yaşam yolunda tepeye çıkacağı bir an gelecek. Belki yakın belki uzak. Şu an belki bazılarımız için ne kadar uzak gibi görünse de, hem kendi çabamız hem yaşamın bize sunacağı şansla, dağın arkasına saklanan güneş önce sıcaklığını hissettirecek bedenimize, sonra da o muhteşemliğini ispatlarcasına gösterecek kendini gururla.
Dağın arkasındaki Güneş; farkındalığın çabaya, çabanın emeğe ve emeğin de çözüme ulaştığı yolu simgeliyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder