Nisan 04, 2013

Modernizm

Modernlik kavramı; iş koşturması içinde akan ticaretten, kültürel etkinliklere, duygularımıza, hislerimize, özlüğümüze kadar inen bir değişim gerektirdi. Sınırları öylesine zorlar hale geldi ki önceleri insan beyni ile araştırılıp, geliştirilen, yoktan var edilmeye çalışılan yenilikler, icatlar sanki şimdilerde insan beyninin de ilerisinde. Yenilik, farklılık ardı ardına geliyor. Hızla gelip, hızla tüketiliyor. Hep daha iyisi, hep daha fazlası, hep daha uç noktalarda yenilikler aranıyor ve bulunuyor da. Ama bir yandan hayatımızı kolaylaştırdığına inandığımız bu modern çağın modern maddeleri bizi teknoloji kölesi haline getirdi. Düşünmekten, fikir üretmekten, gelişmekten çok robotlaştık belki de. Her şey kökünü kaybetmeye, geldiği, doğdugu yeri unutmaya/unutturmaya başladı. Hep daha da fazlasına ulaştırılmak zorunda bırakılan mimarinin yanısıra; bence, en etkili örneği, çocuklarımız, bizlere, hayata davranışları, köklerinden hızla uzaklaşarak, genlerle bile tanınamaz hale gelişlerine kadar modernizm hızında büyüyüşleri. 

İcat edilen, meydana getirilen hayaller özlüğünü koruyabildikleri sürece daim olabilirler, yoksa hepsi gelip geçicidir. Ne dersiniz?

Benim için;  kendi içimizde olan, düşüncelerimizle beslenen, zamanı hiçe saymadan, an içinde kalabilen, özünü yitirmeyen hayaller sınırları zorlar ve aşar.

Modernizm nerden mi aklıma geldi? İstanbul Modern'i ziyaret ettim ve düşüncelere boğuldum. Gitmediyseniz gidin bence.

http://www.istanbulmodern.org/tr
16 Ocak - 16 Mayıs 2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder