Mayıs 14, 2013

Yoga; Zihin, Beden ve Ruh

Zihnin, bedenin ve ruhun rahatlaması, boşalması, kendini öze bırakması ve olanla kalabilme sanatı....

Kendine en son ne zaman zaman ayırdın? Ne zaman kendine ne istersin diye sordun? Ne zaman kendinle dertleştin? Ne zaman kendi ihtiyaç listeni yaptın? Ne zaman kendi zihninin, bedeninin, ruhunun sesini dinledin? Ne zaman tüm bedenini kendine teslim edebildin? Ne zaman kendini tam bir rahatlamaya, yumuşamaya bırakabildin? Ne zaman çevrende olup bitene takılmadan, sorgulamadan, yargılamadan dakikalarını geçirdin? Ne zaman....

O kadar kendimizi zorladığımız, yaşamın akışına bırakmamak için kastığımız, yönetilmeye/yönetmeye alıştığımız, her söyleneni kendimize emir bildiğimiz, kendimizi herkesten ayırıp, tek sandığımız, herkes ne der diye düşünüp, herkes için yaşadığımız, bunun yanında egomuzu kabartıp altında yok olduğumuz, kendimize adeta saygımızı yitirerek yaşama devam ettiğimiz an var ki, kendimizi tanıyamaz hale geliyoruz belki de. 

İşte YOGA, zihninde, bedeninde ve ruhunda şimdiye kadar hissetmedigin, bilmedigin, yaşayamadığın tüm alanları duyumsamaya başlayacağın, nefesinin bedeninde aktığı ve açtığı her alanı hissedebileceğin, zihninden geçen her düşünceye kucak açarak ama olaylara sarılmadan yaşam içindeki akışına izin vereceğin, başkaları için değil, kendine olan saygını arttırarak, bir yaşam bütünlüğü içinde kendin için yaşayacağın ana kendini davet etme yolculuğun.

Kendini içsel yolculuğuna davet et.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder