Geçmiş ve gelecek birbirinden o denli uzak ve o denli bağlı. Çözümü zor, cevapları yarım, beklentileri yoğun bir labirent sanki. Yaşadığımız anlar geçmişi düzeltme ya da yeniden yaşayabilme çabası mı, geleceği planlama, kurgulama hikayesi mi yoksa şimdide olanları görebilmek, hissedebilmek, doyasıya kucaklayabilmek adına bir yolculuk mu, bitmek bilmeyen ama her zaman varacağı yer gözlenen.
Geçmişteki temel taşları taşıyarak ama adanmışlıktan uzak, gelecekte isteklerin gerçekleşme hayaliyle ama sorulara cevap arayışı gütmeksizin, şimdiyi doyasıya kucaklayarak ama bağımsız, güçlü ve hür. İşte bir yaşam felsefesi.
Bekleyişlere takılmadan ilerleyebilmek, istemek, gönül vermek ve sonrasında hayallerin ötesine yolculuğa davet etmek kendini ve kolundan tutup hayallerin içinde gezmek çılgınca, bekleyişlere boyun eğmeden ama çaba göstererek, arzu edip, yoldaki kırıntıları takip ederek. Takip etmek için de önüne serilenleri görmek isteyerek ve açılan kapılardan istekle, güvenle, gururla geçerek. İnançla yaşayarak ve yoluna devam ederek....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder