İnsanlarımız ayrıldı birbirinden hızlıca. Şimdiye kadar belki de kimse bize bunu yapmadı, yapmak için de bir çaba göstermedi. Herkesin kendi inancı, düşüncesi, konuşmaları vardı. Ama sessizce ama içimizde ama saygıyla ve hür. Şimdi ne oldu; hepimizin damarına basıldı adeta. Hepimizin kalbi ayrı ayrı kırıldı. Cahiller içinden çıkamadıkları kabuklarını kırdılar ve ağza alınmayacak kelimelerle ağızlarını doldurmaya başladılar. Eğitimli kesim sustuğu zamanların hesabını kesmek için ayaklandı. Arada kalanlar çaresiz, savunmasız savrulmaya devam ediyor. Senelerin içimizde açtığı yara kanaya kanaya kabuk bağlayamaz hale geldi. Bundan sorumlular sanki bu dünyadan değil; duymaz, görmez, hissetmez, hiçbir şeyi algılayamaz haldeler.
Durumun özeti, uçurumun ağzında bekleyen insan misali.
Durum denge gerektirir, durum ruh gerektirir, durum çarpan bir kalp gerektirir. İnsanlık, dürüstlük, onur gerektirir. Bütünün parçalarıysak hepimiz, farketmeliyiz artık; parça parça bölünmeye başladıysak elbet bir şekilde birleşeceğiz ama aptalca ama zekice. Zeka küplerine benzetirsek eğer, görünen bir bütün ya darmadağan ya toplu, ifade kazanan bir güç.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder