Hisler derindir.
His detaydır. His hassastır. His narindir. His kırılgandır. His yalnızdır. His farketmektir. His kişinin ta derinliğinde akan bir su gibidir. Uçsuz bucaksız ve aynı zamanda yolunda sakin sakin doğallığı içinde geçer gider.
İyi, kötü, yumuşak, sert, hafif, ağır hisler içinde kaybolur insan. Aslında his içinde kalabilse ve tadabilse. Hissetmek yaşamaktır olanı. Oysa bazen hislerden kaçılır. Hissetmek yaşamaksa, hisleri yok saymak, üstünü örtmek, yaşamın üstüne kısa sürede olsa örtü örtmek gibidir. Yaşamda o dönem yokmuş gibi. O dönemi hiç saymak. Yok saymak istesende o her ne ise yaşamının bir parçası olmaya devam edeceğinden, hediye ettiği hislerle kalmak da beklenmeyen bir süprizi karşılamak gibi şaşkınlık verici olsa dahi memnuniyetle kabul etmek gibidir.
Öyleyse hissetmekten korkma, sakınma, kaçma. Sadece ne hissediyorsan dur, bekle, dinle, gör, dokun, tat ve hisset sonuna kadar ta bedeninin, ruhunun, zihninin derinliklerinde....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder