Aralık 16, 2014

Her Seferinde Başa Dönmek

Her seferinde başa dönüyoruz aslında. 

Her adımda bir farklılık her an'da bir yenilik karşılasa da bizi, bakıyoruz yine aynı yerdeyiz. Tıpkı labirent gibi. Başladığımız yer aynı, bitirdiğimiz yer farklı ise bazen işin içinden çıkamıyoruz işte. Başladığımız yer aynı ve biten yer aynı ise de ne yollardan geçtik ama yine başa döndük oluyor. 
Ne tedasüf ki yaşam döngüsü misali. Dön dön dur. Ne ararsın, ne beklersin, neler yaşarsın ve ne istersin. Bulacağın tek yer kendi içindeki boş alanda saklı. O alana başkalarının giremediği kadar senin girmen de bir o kadar zor ve kısıtlı. O an'ı bir yakaladın mı kaçırmak istemezsin ama o sadece bir an işte. Bu his adeta bir sevgiyi, mutluluğu, başarıyı, dostluğu, güveni, gücü bir an hissetmek gibi bir şey. O hep orada ama duygular işin içine girince kafalar karışır hale geliyor. Zihinde çalkantılar. Ne istediğini unutmalar, ne beklediğini hatırlamamalar. Sonra da bakmışsın ki ne gereksiz bir araştırma. 
Yok aslında kendi sığınağını bir kez keşfedip, kendi boşluğunda bir haykırış duymaya başladığın an kendi iç sesine sesini duyurabildiğin an'dır.

Ben bugün yine yoga pratiğimde o haykırışı duydum. Kendi iç sesimin bana seslenişi. Beklenen cevap değil sadece Ben burdayım, bunu bil ve güven sesiydi. Bir kez duyduğunda o sesi her defasında duyabilmek her defasında farklı bir noktaya yapılan atışı sezebilmek işte benim zihnimin ve bedenimin çözülmeye başladığı an.

Belki karmaşık, belki garip, belki ifadesiz; bu hisle tanışman gerek. İster yoga matında yakala ister yolda yürürken yakala o sesi. Ama bir kez olsun kulak ver. Bir an sen de duyacaksın ve zihninin, bedeninin tepkisini farkedeceksin.

Denemeye değer!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder