Ağustos 23, 2013

Yaşam Yolculuğu

Yaşam uzun ya da kısa bir yolculuktur aslında. 
Benzersiz, gizli, özeli sende saklı.

Uzun yolculuğunun nasıl geçtiğini anlamayanlar yanında, kısa yolculuğunun geçmek bilmemesinden yakınanlar vardır arada. Şimdi de kendi yaşam yolculuğuna bir göz atmaya ne dersin? Yaşamın akıp gittiğine, zamana yetişemediğine inananlardan mısın yoksa yaşamın hızlı akmamasından mı şikayetçisin. Yaşam hızı bir olsa da; farklılaştıran, değişik gören belki de görmek isteyen bizleriz. Bizler aslında neyin nasıl olmasını istiyorsak her şey o akışa kapılıyor. Eğer istediğin akışa kaptırabildiysen yaşamını; heyecan, yenilik, keyif, doymak bilmediğin bir haz seni takip ediyor demektir;  eğer akıntı farklı yöne çekiyorsa ve sen de teslim olduysan, akıntı seni istemediğin, beklemediğin boşluklara sürükler durur. Hele bir de akıntının önüne geçemediğin girdaplara girdiysen, dümeni tekrar kendi isteklerine ait sulara çevirmen git gide zorlaşacak demektir. O yüzden mi sen, teslim olma isteklerin dışında gelişen yaşam akışına. Kendini teslim edeceksen eğer; bildiğin, güvendiğin, tanıdığın kendi sularına teslim et kendini, benligini, özünü.

Yaşam yolculuğunda, yolunu kaybedersen eğer, arkanda bıraktığın kırıntılar her zaman senin kılavuzun olsun. Kendine teslim ol, güven ve yaşam yolculuğunun akışını kendi keyfine, isteklerine, zevklerine göre belirle. Başkaları tarafından belirlenmesine izin vermeden, kendine olan saygının büyüsü ile besle yolculuğunu. Ve arkana baktığında seni hep gülümsetecek bir rota çiz bu hayatta.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder