Eylül 14, 2013

Hayalini kurduğumuz her şey gerçekleşseydi eğer....

Gerçekleşmiyor işte diye yakınanlardan mısın? Ya bir gün, ansızın gerçekleşse hayallerin bir bir, o an ne hissedeceğini canlandırabilir misin gözünde. Mutlu bir güşümseme mi yüzünde? Tüm ifadeni kaplayan bir boşluk içinde şaşkınlık mı? Yoksa farkındalık mı, hayallerin sürekli ve yılmadan yenilenen olduğuna dair? Ben küçük bir tebessüm hissediyorum yüzümde mutluluk yanında bir umutsuzluk belki. 
Neden mi?

Umut, hayalleri besleyen, koruyan, büyüten...

Hayaller son sürat gerçekleşmeye başlasa idi, umut yerini karamsarlığa bırakırdı belki de, kim bilebilir. Kişinin istekleri, hayalleri, umutları bir bütün içinde, kendine dost yaşamda ilerlerken. Bunlardan biri olmasa öksüz kalır diğeri ve boşluk içinde yok olmaya başlar değerleri ve belki inançları. Yaşam bir yolculuksa, yolculuklarda; heyecan, mutluluk, hüzün, arayış, bekleyiş varsa eğer, hayallerine ulaşmak ve doyasıya yaşamak için hayallerin zamanla yarışarak değil, zamanı gelince ya gerçekleşir ya gerçekleşeceği zamanı bekler. Ve sen hazır değilsen kendi hayalinin gerçekleşmesine, senin hazır olmanı bekler. Bu hazırlık bir andır, ya saniyeler ya yıllar sürer. Ve kendi elindedir yine gerçekleşmesi, sen kapatırsan kapılarını kendi içeri girmek için zorlamaz. Sen hazırsan hayallerinin bir bir içeri girmesine kapıdan, inan onlar hazırdır kapıda. Keşke hazırım demekle her şey gerçek olsaydı ama yok arkadaş, sen içinde, en derinliklerinde, keşfetmediğin, belki de hiç tanışmadığın benliğinle, kendinle karşılaşabildiğin, ona sahip çıkıp, yanına aldığın, içinde ve dışında bir olabildiğin an hazırsın demektir.

Her zaman iç ve dış dengesi içinde; sadece dış dünyaya takılmadan, sadece dış dünyada yaşamadan; iç dünyanı da keşfettiğin, tattığın, ona güvendiğin ve sahiplendiğin zaman hayallerini kapında bil ve girmeleri için içeri, kapını aralamayı unutma.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder